Nuruosmaniye Camii
"Osmanlı'nın Nuru" - İstanbul'da İnşa Edilen İlk Barok Cami
Osmanlı Barok Mimarisinin İlk Anıtsal Eseri
Nuruosmaniye Camii, İstanbul'un Fatih ilçesi Çemberlitaş semtinde, Kapalıçarşı'nın hemen yanında yer alan 18. yüzyıl Osmanlı camiidir. İstanbul'da inşa edilen ilk barok özellikli cami olma özelliğini taşır.
Batılılaşma eğilimlerinin mimaride ortaya çıkmaya başladığı bir devirde inşa edilen cami ve külliyesi, Osmanlı mimarisinde bir dönüm noktası sayılmaktadır. Avrupa'dan barok ve neoklasik unsurları Osmanlı mimarisine tanıtan bu yapı, klasik Osmanlı mimarisinden kesin bir kopuşu simgeler.
Kapsamlı Tarihsel Süreç
Aşağı kaydırarak tarihsel süreci keşfedin
Fatma Hatun Mescidi
Caminin yer aldığı alanda daha önce Osmanlı şeyhülislamlarından Hoca Sâdeddin Efendi'nin eşi Fatma Hatun'un mescidi bulunmaktaydı. 18. yüzyıla gelindiğinde bu mescit bakımsız kalmış ve yıkılmaya yüz tutmuştu.
Sultan I. Mahmud'a yeni bir dilekçe sunulduğunda, padişah vakfı devralmaya ve yerine yeni bir cami inşa etmeye karar verdi.
Sultan I. Mahmud Dönemi
Sultan I. Mahmud (1730-1754), mimarlığa kişisel ilgi duyan bir padişahtı. 1748 yılında cami kompleksinin inşaatını başlattı.
Ahmed Efendi'nin aktardığı bir hikayeye göre, Sultan I. Mahmud inşaat alanını ziyaret ederken "mübarek bir bilge" ile karşılaştı ve padişahı cami inşa ettiği için övdü.
Mustafa Ağa ve Simeon Kalfa
Cami, Hassa Başmimarı Mustafa Ağa ve yardımcısı Rum asıllı Hristiyan mimar Simeon Kalfa tarafından tasarlandı. Bu, büyük bir padişah yapısının başına Müslüman olmayan bir mimarın getirildiği ilk örnektir.
Caminin açılış töreninde hem Simeon hem de Kozma, sadrazam tarafından hil'at-i fahire (onur hırkası) ile ödüllendirildi.
Sultan III. Osman Dönemi
Sultan I. Mahmud, cami tamamlanmadan 1754'te vefat etti. Cami, kardeşi ve halefi Sultan III. Osman (1754-1757) döneminde 1755'te tamamlandı.
"Nuruosmaniye" adı "Osman'ın Nuru" veya "Osmanlı'nın Nuru" anlamına gelmekte olup III. Osman'a atfen verilmiştir.
Neden Önemli?
Sultan Ahmed Camii'nden bu yana 100 yılda inşa edilen ilk padişah camii. Her padişahın kendi imparatorluk camisini yaptırması geleneği, I. Mahmud'un bu vakfıyla yeniden canlandı.
Osmanlı Barok stilini örnekleyen ilk anıtsal yapı olarak klasik Osmanlı mimarisinden kesin bir kopuşu işaret eder.
Türbe Hikayesi
Külliye içindeki türbe başlangıçta Sultan I. Mahmud için inşa edilmeye başlanmıştı. Ancak hem I. Mahmud hem de III. Osman başka yerlere defnedildi.
Bugün türbede III. Osman'ın annesi Şehsuvar Sultan ile bazı şehzadelerin sandukaları bulunmaktadır.
Restorasyon ve UNESCO
2010-2012 yılları arasında FOM grup mimarları tarafından 20 milyon TL'lik kapsamlı restorasyon gerçekleştirildi. Restorasyon sırasında caminin altında aktif bir sarnıç keşfedildi.
2016 yılında Nuruosmaniye Külliyesi, Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı.
Mimari Özellikleri
Cami, kare plan üzerine inşa edilmiş olup barok sanatının etkisi her detayda hissedilir.
Muhteşem Kubbe
Harim kısmı (namaz kılmaya ayrılmış alan) tek bir kubbe ile örtülmüştür. 26 metre çapında ve yerden 43.5 metre yüksekliğindeki kubbe, Ayasofya ve Süleymaniye'den sonra İstanbul'un üçüncü büyük tarihi kubbesidir.
Kubbe, duvarların üstüne oturan dört büyük kemer tarafından taşınır. Eteği 32 pencere ile çevrilidir. Kubbe kemerlerinin duvar üzerindeki bitiminde bir kuşak halinde Fetih Suresi yazılıdır. Kubbenin içinde ise Nur Suresi'nin 35. ayeti yer alır: "Allah, göklerin ve yerin nurudur."
Cami, yerden tavana kadar uzanan demir bir destek sistemi kullanır - bu dönem için yenilikçi bir mühendislik çözümüdür.
Eşsiz At Nalı Avlu
Cami, revaklı ve çok köşeli bir avluya sahiptir. U biçimindeki (at nalı şeklinde) avlu, Osmanlı mimarisinde türünün tek örneğidir ve barok etkisinin en belirgin göstergesidir. Şadırvanı yoktur; önde ve arkada abdestlikler bulunur.
174 Pencere ile Aydınlatma
Cami, beş sıra halindeki 174 pencere ile aydınlatılır. Pencereler barok stilinde ve alçıdandır. Bu tasarım, caminin adındaki "nur" (ışık) kavramını mimari olarak somutlaştırır.
Barok Süslemeler
Geleneksel sivri kemerler yerine yuvarlak ve karışık profilli kemerler kullanılmıştır. Avlu girişinin üzerinde taşa oyulmuş güneş motifi, akantus yaprakları ve volütler barok etkiyi yansıtır.
Taş Alemli Minareler
İki şerefeli iki minarenin taş külahları bulunur. Kurşun yerine taş alemler ilk defa bu camide kullanılmıştır - Osmanlı cami mimarisinde bir yenilik.
Çıkıntılı Mihrap
Mihrap, klasik Osmanlı camilerinden farklı olarak çıkıntılı ve çok köşelidir, bir yarım kubbe ile kapanmıştır. Bu tasarım Edirne'deki Selimiye Camii ile karşılaştırılabilir.
Hat Sanatı
Cami yazıları Hattat Rasim, Abdülhalim, Müzehhip Ali ve Mehmet Refi Efendi'ye aittir. Kubbenin pandantiflerinde Allah ve Muhammed isimleri yazılı madalyonlar yer alır.
Külliye Yapıları
Cami ile birlikte medrese, imarethane, kütüphane, türbe, çeşme ve sebilden oluşan kapsamlı bir külliye inşa edilmiştir.
Kütüphane
Türkiye'de barok tasarımın en özgün örneklerinden biri kabul edilir. Oval planlı kütüphane, caminin iç avlusunda iki katlı bir yapıdır. Planı Roma'daki San Carlo alle Quattro Fontane Kilisesi'nden esinlenmiştir.
Medrese
Kompleksin güneyinde yer alan medrese, kare avlu etrafında revaklı ve kubbeli odalardan oluşur. Osmanlı'daki sultani medreselerin (Sultan'ın yaptırdığı medrese) sonuncusudur. Günümüzde yatılı bir Kur'an kursu olarak kullanılmaktadır.
İmaret (Aşevi)
Halka yemek dağıtılan aşevi, medresenin batısında yer alır. Olağanüstü büyük bacaları, Nuruosmaniye'nin kent içindeki görsel etkisine katkıda bulunur. Günümüzde medrese ile birlikte Kur'an kursu olarak kullanılmaktadır.
Türbe
Kütüphanenin güneyindeki kubbeli türbe, geleneksel bir plana sahiptir. İçinde III. Osman'ın annesi Şehsuvar Sultan (ö. 1756) ile bazı şehzadelerin sandukaları bulunmaktadır.
Hünkar Kasrı
Üç katlı, L şeklindeki yapı, padişah ve ailesine camiye özel giriş imkanı sağlar. Padişahın atı üstünde camiye girişine yol veren rampalı bir giriş bulunur. Günümüzde Eminönü Müftülüğü'ne hizmet vermektedir.
Sebil ve Çeşme
Batı girişinin yanında yer alan dairesel ana mekan ve dikdörtgen alandan oluşan mermer sebil, geleneksel olarak halka su dağıtmak için kullanılırdı. 2003 restorasyonundan sonra halı satış mekanı olarak kullanılmaktadır.
Stratejik Konumu
İstanbul'un İkinci Tepesinde
Cami, İstanbul'un yedi tepesinden ikincisinde, tarihi yarımadanın merkezinde yer almaktadır. Başlangıçta ikinci tepeyi taçlandırması planlanmış, ancak alan zaten Atik Mustafa Paşa Camii tarafından işgal edildiği için biraz daha aşağıda inşa edilmiştir.
Bu Tarihi Mirası Koruyalım
Nuruosmaniye Camii ve Külliyesi'nin bakım, onarım ve güvenlik hizmetlerine destek olun.